6/2/2008 ·

PADİŞAH VE MASKARASI

PADİŞAH VE MASKARASI

Tirmiz padişahı Seyit,Semerkant'ta önemli bir işi olduğu için

buraya üç dört gün içinde ulaşılabilecek bir ulak aramaya başlamış.

Her yana haberler salınmış ve padişahın hızlı at sürerek en kısa zamanda

Semerkant'a ulaşabilecek bir ulak aradığı, bu işi başarabilecek

kişiye de büyük paralar ve armağanlar verileceği duyurulmuş.Padişahın

"Delkak" adlı eğlendirici bir adamı varmış.Padişahın fermanını köyünde duyan Delkak,

en hızlı atını hazırlayıp Tirmiz'e doğru koşturmuş.

Yolda iki kez at değiştiren ve atları sakatlayan Delkak, saraya gece yarısı ulaşmış.Hemen

padişahı görmek istemiş.

Sarayda büyük bir öğrenme isteği ve panik oluşmuş.Padişah bile Delkak'ın

bu durumunu merak edip kuruntuya düşmüş.Şehir halkı,gecenin bu vaktinde

padişaha ulaştırılacak bilginin ne olduğunu merak etmiş.Halkbir sıkıntıya

uğramaktan çekinmiş.Gizli bir düşmanın veya öldürücü bir kötülüğün gelmekte

olduğu fısıltıları yayılmış.

Halk kendi arasında: "Delkak,iki soylu atı çatlatıp tozu dumana katarak geldiğine göre

mutlaka önemli bişey vardır." diye konuşuyormuş.Dizlerini dövenler,ağlayıp sızlayanlar,

kargaşa ve felaket korkusundan kuruntulara düşenler,şehrin tümünü bir yas meydanına

çevirmişler.

Delkak'a soru soranlar ,herhangi bir yanıt alamıyormuş.Delkak,halkın meraklı sorularına

sus işareti yaparak karşılık veriyormuş.Bu durum öğrenme isteği ve aceleciliği daha da arttırıyormuş.

Sonunda Delkak, padişah tarafından saraya kabul edilmiş.Delkak,padişahın yanına çıkmış ve yer

öpüp padişahı selamlamış.Halktan daha fazla aceleci davranan padişah sormuş.

­­- Çabuk söyle bakalım, ne oldu? Ne bu acelecilik ve heyecanın?

Delkak:

- Çok yorgunum.Birkaç at değiştirip geldim.Biraz izin verde soluklanayım,demiş.

Padişah bir süre beklemiş.Fakat kuruntudan ve heyecandan dili damğı kurumuş.En güvenilir adamlarından

biri olan ve onu sürekli güldürüp eğlendiren Delkak'ın bu durumu padişahı derinden etkilemiş.Acımasız düşmanşarın

saldırılarından vaya başlarına gelebilecek kötülüklerden çekinen padişah,daha fazla dayanamamış.

Delkak'a sormuş:

- Çabuk söyle ,ne oldu,ne var?Kimin yüzünden böyle oldun?

- Padişahım,üç günde semerkant'a gidip gelecek kişiye hazineler bağışlayacağınız söylendi.

Bende aceleyle koşup geldim ve " Bende bu güç yok,bana güvenme, bu konuda benden ümidi kes."diye haber vermek

istedim,demiş.

Padişah:

- Hay Allah cezanı versin.Şehre korkular salıp herkesi telaşlandırdın.Bu kadarcık bir şey için bunca aceleciliğe

ne gerek vardı? demiş. Delkak'ı bir güzel azarlamış.

Padişahın adamları yine de Delkak'ın bir şeyler gizlediğini ve gerçeği söylemeye yanaşmadığını

sanıyorlarmış.

Padişahın adamları Delkak'ı zorlayıp sıkıştırarak onu türlü baskılarla yıldırarak konulturmaya

kalkışmışlar. Delkak, bin bir güçlükle bu baskılardan kurtulmuş. Gereksiz davranışlara

girmenin sonucunu görerek bundan iyi bir ders almış.

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »