PADİŞAH VE MASKARASI
PADİŞAH VE MASKARASI
Tirmiz padişahı Seyit,Semerkant'ta önemli bir işi olduğu için
buraya üç dört gün içinde ulaşılabilecek bir ulak aramaya başlamış.
Her yana haberler salınmış ve padişahın hızlı at sürerek en kısa zamanda
Semerkant'a ulaşabilecek bir ulak aradığı, bu işi başarabilecek
kişiye de büyük paralar ve armağanlar verileceği duyurulmuş.Padişahın
"Delkak" adlı eğlendirici bir adamı varmış.Padişahın fermanını köyünde duyan Delkak,
en hızlı atını hazırlayıp Tirmiz'e doğru koşturmuş.
Yolda iki kez at değiştiren ve atları sakatlayan Delkak, saraya gece yarısı ulaşmış.Hemen
padişahı görmek istemiş.
Sarayda büyük bir öğrenme isteği ve panik oluşmuş.Padişah bile Delkak'ın
bu durumunu merak edip kuruntuya düşmüş.Şehir halkı,gecenin bu vaktinde
padişaha ulaştırılacak bilginin ne olduğunu merak etmiş.Halkbir sıkıntıya
uğramaktan çekinmiş.Gizli bir düşmanın veya öldürücü bir kötülüğün gelmekte
olduğu fısıltıları yayılmış.
Halk kendi arasında: "Delkak,iki soylu atı çatlatıp tozu dumana katarak geldiğine göre
mutlaka önemli bişey vardır." diye konuşuyormuş.Dizlerini dövenler,ağlayıp sızlayanlar,
kargaşa ve felaket korkusundan kuruntulara düşenler,şehrin tümünü bir yas meydanına
çevirmişler.
Delkak'a soru soranlar ,herhangi bir yanıt alamıyormuş.Delkak,halkın meraklı sorularına
sus işareti yaparak karşılık veriyormuş.Bu durum öğrenme isteği ve aceleciliği daha da arttırıyormuş.
Sonunda Delkak, padişah tarafından saraya kabul edilmiş.Delkak,padişahın yanına çıkmış ve yer
öpüp padişahı selamlamış.Halktan daha fazla aceleci davranan padişah sormuş.
- Çabuk söyle bakalım, ne oldu? Ne bu acelecilik ve heyecanın?
Delkak:
- Çok yorgunum.Birkaç at değiştirip geldim.Biraz izin verde soluklanayım,demiş.
Padişah bir süre beklemiş.Fakat kuruntudan ve heyecandan dili damğı kurumuş.En güvenilir adamlarından
biri olan ve onu sürekli güldürüp eğlendiren Delkak'ın bu durumu padişahı derinden etkilemiş.Acımasız düşmanşarın
saldırılarından vaya başlarına gelebilecek kötülüklerden çekinen padişah,daha fazla dayanamamış.
Delkak'a sormuş:
- Çabuk söyle ,ne oldu,ne var?Kimin yüzünden böyle oldun?
- Padişahım,üç günde semerkant'a gidip gelecek kişiye hazineler bağışlayacağınız söylendi.
Bende aceleyle koşup geldim ve " Bende bu güç yok,bana güvenme, bu konuda benden ümidi kes."diye haber vermek
istedim,demiş.
Padişah:
- Hay Allah cezanı versin.Şehre korkular salıp herkesi telaşlandırdın.Bu kadarcık bir şey için bunca aceleciliğe
ne gerek vardı? demiş. Delkak'ı bir güzel azarlamış.
Padişahın adamları yine de Delkak'ın bir şeyler gizlediğini ve gerçeği söylemeye yanaşmadığını
sanıyorlarmış.
Padişahın adamları Delkak'ı zorlayıp sıkıştırarak onu türlü baskılarla yıldırarak konulturmaya
kalkışmışlar. Delkak, bin bir güçlükle bu baskılardan kurtulmuş. Gereksiz davranışlara
Yorum (0) Yorum yaz!